İngilizce öğrenmek için nasıl çalışmalıyım

36/81

İngilizce öğrenmek zeka ve yeteneğe bağlı değildir. Sadece nasıl öğrenmeniz gerektiğini bilmelisiniz. Pek çok insan öğrenme tekniğini bilmediği için bunun zor olduğunu düşünmektedir. Oysa zekası ve yeteneği ve yaşı farklı milyonlarca kişi İngilizce konuşuyor. Çünkü konuşmak doğuştan gelen temel bir beyin işlevidir. Genelde istemsiz olarak kendiliğinden öğrenilir. İstemli olarak öğrenilmek istenildiğinde ise dil mekanizmasını doğru kullanmayı bilmek gerekir.

Şunları bilmelisiniz:

  1. Dil öğrenmek bir süreçtir. Dilin öğrenilebilmesi için belli bir sürenin geçmesi gerekir.
  2. Konuşmak doğal bir güdüdür. Nefes alış verişinizi bilinçli yapmayı denediniz mi? Oldukça zorlandınız değil mi. Oysa nefes alıp vermek vücudun kendi kendi çok kolay yaptığı bir iştir. Sorun onu kontrol etmeye çalıştığınızda başlar.
  3. Dili konuşmak için, duyma ve ses çıkarma yeteneklerinin gelişmesi gerekir.
  4. İletişim için bir dilin anadil gibi konuşulması gerekmez.
  5. Telaffuz ancak sesli iletişimde önemlidir, mükemmel telaffuz dil öğrenmek için gerek şart değildir. Doğru sesleri çıkarmak egzersizle öğrenilebilir. Telaffuzun geri kalanı ise ses kurallarını içerir

Yukarıda verdiğimiz bu temel prensiplerden sonra size kendisi 5 yabancı dili anadile yakın konuşan eğitim danışmanımız Burcu Aker’in sunacağı öneriler şunlardır:

3 Ayda İngilizce Öğrenme

Adım 1: Beynin dil öğrenme bölümünü aktifleştirme

Müzik dinlermiş gibi kulağınızda kulaklıkla İngilizce bir haber kanalını sürekli dinleyin. Bu haber kanalı İngiliz ingilizcesi için BBC News veya Amerikan İngilizcesi gibi NPR olabilir. Ne söylenildiğini anlamanız gerekmiyor. Amaç beynin dil öğrenme mekanızmalarını aktif hale geçirmektir.  Günde en az bir saat kadar bu işlemi tekrarlayın alışkanlık haline getirin. Gece yatağınıza yatarken uykudan önce uykunuz gelirken de yapabilirsiniz.

Adım 2: Konuşma yetisini kazanma

Konuşabilmek için kelimelere ihtiyaç duyacaksınız. Konuşma yetisini kazanmak için sadece ve sadece 50 kadar kelimeye ihtiyaç duyacaksınız. Günde 3 kelime öğreneceksiniz. Ancak bu öğrenme şu şekilde olacak. Kelimeleri yazılı olarak göreceksiniz, manasına Google Translate ile bakacaksınız. Ve kelimeyi Google Translate’e okutacaksınız. Ardından içinizden duyduğunuzu tekrarlayacaksınız. Tekrarlarken manasını da gözünüzün önüne getirmeye çalışacaksınız. Öğreneceğiniz kelimeler sadece cins isimler ve bazı fiil ve sıfatlardan oluşacak.

Uzun süreli hafızaya kayıt: Geçici Bellek, Kalıcı Bellek

Yukarıdaki pek çok şeyi daha önce de yapmış olabilirsiniz. Ancak bunları tekrar unutmuşsunuzdur. Bunun sebebi öğrenmenin sadece geçici bellekte tutmuş olmanız kalıcı belleğe atma işlemini gerçekleştirmemenizdir.

Öğrenmenin kalıcı olabilmesi için 2 hafta geçtikten sonra aynı kelimeleri hızlıca gözden geçireceksiniz. Ve tüm 50 kelimeyi bu süreç içinde tekrarlayacaksınız. Bunu tamamladıktan 3 hafta sonra tekrar tüm kelimeleri gözden geçireceksiniz. Yazılışı manası ve söylenişi ile tekrarlayacaksınız. Bu süreç sonunda bu 50 kelime uzun süreli hafızanıza kaydedilecek ve bir daha unutmayacaksınız.

Adım 3: Konuşma Eşiğini Geçme ve Akıcılık

Kelime hazneniz olabilir. Telaffuzunuz da çok kötü olmayabilir Ancak bir türlü İngilizce konuşamıyorsunuz. Bunun sebebi ‘konuşma eşiğini geçmemiş’ olmanız.

Konuşma eşiği önünüzde bir bariyer gibi durmaktadır. Bu bariyeri aştığınız takdirde dili ebediyen konuşmaya başlayacaksınız. Sürekli sıçrıyorsunuz ancak sıçramanız o bariyeri aşmaya yetmediğinden karşı tarafa geçemiyorsunuz. İçinizde bu bariyeri atlayamayacağınız konusunda şüpheler var, atlayıp geçmeye çalışacaksınız düşeceksiniz ve komik duruma düşeceksiniz. Bu korku sizin atlamanıza engel oluyor.

Bunu su korkusuna benzetebiliriz. Yüzme bilmeyen birinin önündeki en büyük engel su korkusudur. Su korkusunu atlatan herkes suda yüzebilir. Çünkü doğal olarak insan vücudu sudan daha hafiftir ve onu üzerinde tutacaktır. Bu korkuya sahip olmayanlar çocuklardır. Onları suya atarsanız korkmazlar ve refleks olarak yüzmeye başlarlar.

İşte bu konuşma engelini aşmanın en hızlı yolu suya atılmanızdır. Yani yabancı bir ülkeye gidip, etrafınızda sizinle aynı dili konuşmayan insanların arasında durmanızdır. Otobüse binmek, yemek ısmarlamak, adres sormak bunların hepsi sizi bariyeri aşmaya zorlayacaktır.

Eğer böyle bir imkanınız yoksa internet üzerinden ve hatta Google Translate yardımı ile yazışarak yabancı insanlarla iletişim kurmayı deneyebilirsiniz. Bu sizin bariyeri aşmanıza yardım edecektir.

Bariyer aşıldıktan sonra, dili konuşmaktan zevk alacaksınız. Akıcılığınız dil bilginizde benzer şekilde artacaktır.

Adım 4: Mükemmelleşme

Bu öncelikle yabancı yayınları okuyarak yabancı filmleri seyrederek yapılabilir. Şimdiye kadar gramer ile ilgili tek laf etmedik. Çünkü dil öğrenmek ve konuşmak için gramere ihtiyacınız yok. Düşünün çocuklar dili hiçbir kural olmadan akıcı şekilde konuşurken gramer kuralları ile çok sonra karşılaşıyorlar. Gramer ancak, akademik olarak yazı yazmanız halinde ihtiyacınız olacak birşeydir.

İçinden geçeceğiniz süreç ile dilde giderek mükemmeleşecek ve gramer kurallarının da %90ını hiçbir çaba sarfetmeden beyniniz kendi kendi öğrenecektir.

 

 

 

 

 .

Arkadaşkarınla paylaş:

MENU